Merhaba,
Kalici beyin hasari olarak adlandirilabilen doktora yani kisaca Ph.d yapmakta olan bir turk genciyim. Acikcasi lise yillarimda dahil olmak uzere neredeyse tum teenager yillarimda iyi edebiyat dokturebilen biri olarak uzun zamandir sohbet yazisi yazmamisligin acisini sanirim burada cikarabilirim. Evet sohbet yazilari yazamasam da,bu zamana kadar 1 i SCİ olmak uzere bircok yayin yaptim. Cogu ingilizce olarak yazdigim bu teblig ve makalelerde aslinda bircok seyi yazabilmeme izin oldugu halde tek birsey vardi iznim olmayan: kendim.
Bu nedenle buraya yazmaya karar verdim. Hem de apansizin. Web 2.0 i bircok bloggercidan daha iyi taniyan ben, uzun seneler boyu bu akima karsi durmus olan ben, bu aksam (aslinda cok da guzel bir gunde 11.11.11 de) bir blog sayfasi actim. Kulagimda su anda a-ha lifelines caliyor. Onumde 3% bataryasi kalmis bir iPad... Aklimda ise surekli ucusan ama biroguna hic baslayamadim ama yapmam gereken isler. Bir yanda ise asil buyuk tehlike ve canavar: doktoram ve yeterlilik
1 ay oncesine kadar pek te umursamadigim yeterlilik icin canlar calmaya basladi diyebilirim. Hazirlik mi? 0.004. :) yapariz ama degil mi? Yapariz! Ama ne ara?
Doktora yalnizliktir diye yazdim ben basliga degil mi? Okuyucu hadi hadi diyecek. Ama biraz daha beklemeli. İPad e animsaticilar diye yazdigim item lardan ancak yarisi dolacak bu aksam. Kestigim kurbanin getirecegi ilahi krediyle kalan yariyida hizlica tamamlarim sanirim diyorum ama kesin biriler ya da biseyler cikar.
Zihnim aslinda cok karisik. Hicbir kiza hicbir yazilima ve hicbir fikre baglanamayacgim kadar yogunum aslinda. Ama ben yine de durmaksizin dusunmeye devam ediyorum. Ah birde su web sayfalarini sadece gorsel olarak bolutleyecek yaklasimi bi bulabilsem. Keske yahudiler kadar zeki olabilsem. :(
Omrum boyunca ne fakirligi umursadim ne de tipsizligi, cunku ilkokul yillarinda itici ve mutlak guc olarak zekama guvenmeye karar vermistim. Aslinda cok guzel bir yuzum olmasina karsin utangac oldugum icin ve biraz sismanca olmanin verdigi etkiyle kizlari tavlamanin kesin ve esas yolunu aklima ve bilgime dayandirmistim. Bu acikcasi o gunlerde cok prim yapmiyordu ve yapamazdi ama simdilerde yapiyor. Birazda spor yapmanizi tipinizi ve saclarinizi dogrultmanizi tavsiye ederim. Birlesim kesinlikle harika bir karizma olarak ortaya cikiyor ve size copsuz uzume ceviriyor.
Konudan sapmassak iyi olacak. Zeka diyorduk degil mi? Beynime hep guvendim. Babama bile guvenmedim ama beynime guvendim. Motive oldugunda basaramayacagi cok az is vardi. Ezberlemek bunlardan biriydi. Ezber haricinde saf iq gerektiren isleri kivirabilen kaliteli bi analitik motor verilmisti bana. Matematikten keyif alan, biyolojiden fizige kadr bircok konuda fikir sahibi olan bir akla sahiptim. Her ne kadar bazen hrmonlarima yenik dusse de kontrolu cogu zaman bendeydi. Bu nedenle meslk olarak onun sevecegi birseyi secmistim. Bilgisayar muhendisligi ile odullendirmistim onu. Belki de o beni... Derken master yapmak nasip oldu. Karar destek sistemleri ve yine ona yakin bir konu olan data mininge ugrasti beynim. Onu ogrendi ve hala ogreniyor. Ogrendikleri birgun geldi urun olarak dondu. Master da iyi bir master ogrencisi olmustum. Her ne kadr hala makalesi yayinlanamamis olsa da tezimi verdigim de demistim ki "burada masteri bitirebiliyorsam doktorada biter". Cunku master bizim bolumde half doktora gibi birseydir.
Farkettim ki doktora bir yalnizlik. Koca bir yalnizlik. Doktora demek aslinda daglarla donatilmis bir platoda kendi dagini dikmek demek. Kendi dagini dikip zirveye oturmak demek. Once adres ariyorsun. Bos bir arazi ariyorsun. Genelde dolu oluyor her yer. Ama ilk patikalari cikmaya basladiginizda o milyonlarca dagdan hangi daga daha yakin durman gerektigini hissediyorsun. Zirvelere bakiyorsun. Ziyaret ediyorsun onlari, oralardan de vadilere bakiyorsun. Sonra oradan baska daglara, dagciklara tom cruise gibi atliyorsun. Bazen yanlis yere atliyorsun, donmek kolay olmayabiliyor. Anladim ki yukseldikce artik daha asagilara inemiyorsun. Yukseldikce yalnizlasiyorsun. Hem insanlarla hem de yapilan yayilanlar acisindan giitikce specific oluyorsun. Onceleri 200 makale varken simdi 100 sonra 50 maale sonrada 10 a dusecek. Hassas bir an olacak. İste o anda o nashvari fikir akila gelecek ve dagini dikecek yeri bulacaksin. Sonrasinda ise implementasyon yani dagi dikeceksin. Anladim ki dagi dikmekten once adresi bulmak zor. Hoss,,bunlari biliyordum. Ceylan Continenal'in lobisinde oturmus çalan piyanoyu dinlerken bir Ph.d de neler olmali, asıl kavramsal katkı nasıl olmalıyı biraz da danismanim sayesinde cozebilmistim. Daha o gun kaderimi görmüştüm ama yalnızlığı hesaba katmamıştım. Ozel hayatimda yonettiğim, yonetebilmeyi öğrendiğim yalnızlık bana burada farklı bir çehre ile yeniden gülumsuyor. Ben ise ona sadece aci aci gulumsuyorum. Caresizce ve umutsuzca...
Yalnizlik her gecen gun artiyor.. Kime baksam kime sorsam 3 cumleden otesi olmuyor artik. Cunku zor,cok zor! Benzerlik nedir ve nasil algilanirla basliyor hersey.
Bugunluk bu kadar. Bir sonraki ilhama kadar bye diyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder